Hata
  • JUser: :_load: Kullanıcı bu id ile yüklenemedi: 222

Zelal Demir Hayat Hikayesi

Zelal DEMİR, Konya'nın Cihanbeyli ilçesinde 19/9/1995 tarihinde  Demir ailesinin 13. çocuğu olarak dünyaya geldi. Çok tatlı bir kız çocuğuydu. Kısa zamanda emeklemeyi sonra da yürümeyi ve konuşmayı öğrendi. 1997 yılına kadar Konya Cihanbeyli'de kaldı. Babası Hasan DEMİR, 1997 yılının Temmuz Ayında Milli Eğitim Bakanlığı İsteğe Bağlı Yer Değiştirmeleri kapsamında Şanlıurfa ili Viranşehir ilçesine tayin istedi. Aynı dönemde Hasan DEMİR'in tayini Viranşehir'e çıktı. Hasan DEMİR ve ailesi 1997 yılının Eylül ayında Viranşehir'e taşındılar.

 

Zelal DEMİR, okula başlayana kadar ailesinin yanında ailenin en akıllı çocuğu olarak yerini aldı. Ablası Gülizar'ın okula gitmesi , derslerini yapması onun çok hoşuna gidiyordu. Sürekli "Ablacığım, ablacığım ben ne zaman okula başlayacağım ?" diye sorardı. Nihayet 20001-2002 Eğitim öğretim yılında Zelal DEMİR, okula başladı. İlk okuduğu okul, Viranşehir Ulubey İlköğretim okuluydu. Burada 1. sınıfı bitirdi. 2002-2003 eğitim-öğretim yılında babası kızını kendi çalıştığı Dumlupınar İlköğretim Okuluna kaydettirdi. 1. sınıfta öğretmeninin ücretli-geçici öğretmen olması nedeni ile okuma yazmayı yeterince öğrenememişti. Babası Hasan DEMİR 2002-2003 eğitim-öğretim yılında kızını kendi okuttuğu 1. sınıfa alarak eksiklerini kapatmak istedi. Güzel de gidiyordu. 

Her şey işte o gün oldu. Günlerden cumaydı. Tarih 11/10/2002. Viranşehir Devlet Hastanesine bağlı ekipler karma aşı için 1. sınıflara aşılama çalışması yapmaya gelmişlerdi. Gelen Aşı Ekibinin başında Mustafa YANIK vardı. 4. derste sıra Zelal DEMİR'in olduğu sınıfa gelmişti. Sınıf öğretmeni Hasan DEMİR, sınıf listesini hazırlarken ekip de aşı yapmaya başlamıştı. Ekip, öğrencilerden sınıf tekrarı yapanları sormadan aşı yapmaya başladı. Hasan DEMİR hızla sınıf listesini hazırlamaya çalışırken ekipler beklemedi ve Zelal'a o korkunç aşıyı yaptılar. Aşı Karma aşıydı ve Zelal zaten geçen sene aynı aşıyı olmuştu. Artık her şey olup bitmişti. Baba Hasan DEMİR'in ekiple tartışması hiçbir şeyi geri getirmedi. Sanki o an baba Hasan DEMİR'in yüreğinden bir parça kopmuş gibiydi.

Aşının yapıldığı gün Zelal'in kolunda kabarıklar oluştu . Aşının yapıldığı bölgede şiddetli kızarıklar ortaya çıktı. Aşıdan sonra çocukta şiddetli baş ağrısı, yüksek ateş, halsizlik vb. şikayetler ortaya çıkmaya başladı. Demir ailesi hastane hastane gezerek çocuğunun sorununu anlamaya çalıştıi. 2002 yılı Aralık ayında Diyarbakır Üniversite hastanesinde doktor SSPE olabilir diye tahminde bulundu. 27 Aralık 2002  tarihinde Zelal DEMİR, Çukurova Üniversitesi Balcalı hastanesine kaldırıldı. kesin teshiş de burada kondu.(ocak 2003) Zelal DEMİR, SSPE hastasıydı. Bu hastalık ölümüne kadar Zelal'i yalnız bırakmayacaktı. Zelal, hayatının baharında ölümcül bir hastalığa yakalanmıştı. 

O günden sonra baba Hasan DEMİR, doktor doktor gezerek Zelal'in hastalığına şifa aradı. Gittiği doktorlardan bazıları Zelal'i öldürecek ilaçları bilerek ve isteyerek yazdılar. Zelal okulu bırakmak zorunda kaldı. Teşhiş konduktan 6 ay sonra hareketsiz kaldı yürüme yeteneğini kaybetti 9 ay sonra konuşma yeteneğini yitirdi 1 yıl sonra  bitkisel hayata girdi. Bundan sonra yaşamının kalan kısmını bitkisel hayatta geçirdi.

Artık Zelal, bitkisel hayattaydı ve her geçen gün daha da kötüye gidiyordu. 6 Şubat 2012 tarihinde rahatsızlığının artması nedeniyle Şanlıurfa Çocuk hastalıkları Hastanesi yoğun bakım servisine alındı. 28 Şubat 2012 tarihinde Zelal'in sol göğsünden sıvı alındı ve komaya girdi. Ölüm tehlikesi atlattı. 1 ay solunum cihazına bağlı yaşadı. 

6 Haziran 2012 gecesiydi. Zelal'in son günüydü. Nöbetçi doktor Mehmet Fatih PALALI uyumaktaydı. Zelal'in solunum seviyesi düşmeye başladı. Kan gazı Seviyesi 105 olmasına rağmen doktorlar hiçbir müdahalede bulunmadılar. Kızım can çekişe çekişe doktorun gözleri önünde hayata gözlerini yumdu. Hiçbir müdahale yapılmadı, hiçbir şey olmadı. kızım Zelal DEMİR, artık yoktu.